2 Eylül 2010 Perşembe

Peçeteliğimiz de oldu sonunda

Ne gülmüştüm anneme, bırakın düğün tarihini, daha ortada söz möz, nişan, yüzük filan fıstık yokken yarıyıl tatilinde yanıma gelip “hadi alışveriş yapmamız lazım, çaycı, kahveci, mikser şu bu alalım” dediğinde, hem de ne telaş ne telaşla… Meğer sırf bu seremoni için gelmiş tee İstanbul’a.

Tabi uygun bir dille bu tip alışveriş için daha çoook erken olduğunu, her ne kadar 7 yıllık uzatmalı bir ilişkimiz olsa da henüz evlilik tarihi belirlemenin bizim için gökteki yıldızlar kadar uzak olduğunu anlattım. Büyük bir hüsran…

Velhasıl anne işte, düğün gününe 10 kala gördüm meğer ana evinden gelecek çeyizimin heybetini. Bin bir tembihlerle Allahtan çok ıvır zıvır çıkmadı da sığabildik tüm bazalı mobilyalara.

Ama annem çok söylendi tabi “tencere eksik, süzgeç yok, çay tabağı az” diye. 3 ay oldu evleneli hala da yok, hala da eksik, hala da az…

Şu an evimizde milyon tane mum, çerçeve, dekoratif ürün var ama bir köfte çevirecek maşa, makarna süzecek süzgeç yok! Eminim uzun bir zaman da olmayacak gibi...

Bu arada özlemişim be onları.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...